Röportaj

Beyza DURMAZ Röportaji

Beyza Durmaz, 8-9 yıldır tanıdığım ve ömür boyu tanımaktan hiç vazgeçmeyeceğim bir arkadaştır. Çok naif, çok güzel kalbi ve amaçları olan da bir insandır. Onunla, biraz bilinmeyen, biraz fark edilmeyen şeyler üzerinden kendisini tanımak için röportaj yaptık ve sağ olsun, ben hiç detay vermeden sadece soruları sordum, o da cevap verdi ve normal sohbet edercesine röportaj oldu.
Düşündüm de Beyza, ilk defa röportaj yapmışız :)Ama niyetimiz hep vardı, bugüne nasipmiş…
Sevgiyle, başarıyla ve yüksek enerjini hiç eksiltmeden kal…
Teşekkürler…

Şu an Beyza Durmaz olarak hedeflediğin ve  ulaşmak istediğin yerde misin?

   Düşlediğim ve varmak istediğim herhangi bir konum ya da mevki yok çünkü bu konumlar zaten çok değişken. Ben sadece iz bırakacak iyi şarkılar yapmaya çalışıyorum. Kendi şarkılarımı yazıp söylüyorum ve bu şarkıları mümkün olduğunca çok insana ulaştırmak en büyük hedefim. Tüm bu çaba sonrasında asıl olan şey geride iyi şeyler bırakmak. Bu da çok uzun ve zor bir yolculuk. Bu yolculuk hangi duraklardan geçiyorsa onu yaşayacağım.

“İnsanlar seni yeni tanımaya başladı ama aslında Beyza Durmaz, ilk albümünü yaptığında, bugünün yeni kitlesi çok küçüktü… “

Neden bu kadar uzun ara verdiğini merak ediyorlar? 

   Müzik yapmaya ve şarkı yazmaya  ara vermedim aslında sadece ön planda değildim. Mutfakta çalışmaya devam ettim. Reklam müzikleri ve sonrasında dinlediğiniz tüm şarkılar o dönemde yapıldı. Bir yandan Sicilyalı bir grup olan Nemas Project ‘in kayıtlarında vokal yaptım ve birkaç sene üst üste bu grupla beraber yurtdışında konserlere gittim. Benim açımdan çok hareketli bir dönemdi aslında.

“Mustafa Ceceli Hüsran, mesela insanların seni bilmesini sağlamamıştır ama eminim çok büyük özgüven kazandırmıştır.”

Sonrasında zaten “Olan var olmayan var” 

   Hüsran, Mustafa Ceceli’nin de sesiyle birleşerek gerçekten güzel ve duygu yoğunluğu çok yüksek bir şarkı oldu. Birçok kalbe derinden dokundu ve  hala birçok mesaj almaya devam ediyorum. Demin de bahsettiğim gibi geriye yıllar boyu dinlenebilecek güzel bir eser kaldı ki zaten tek hayalim bu.

Hüsran’ şarkısının bir diğer emektarı da Ali Cem Çehreli, o ne yapıyor?

Ali şarki ve reklam müzikleri yapmaya devam ediyor.

“İnsanlar bu şarkıyı (Olan var olmayan var) dinlerken mutluydular, eğleniyorlardı…

Ben mesela tüylerim diken diken, göğsümde bir his ile gurur duyuyordum…

Senin enerjini bilen, bu süreçte olan ve bu başarıya inanan herkes eminim böyle hissetmiştir.” Etraftan ilk tepkilerin nelerdi? 

   Çok teşekkür ederim öncelikle benimle bu hisleri paylaştığın için 🙂 Olan Var Olmayan Var ‘ın bu kadar sevilmesi beni tabi ki çok mutlu etti. Büyük kitlelerle şarkınızı bir ağızdan söylemek, onların kalplerinde, hayatlarında yer almış olmak müthiş bir duygu. Ben şarkı ilk çıktığı günden itibaren sosyal medya platformlarında tepkileri takip ediyordum ve kişisel videolarla başlayıp futbol kulübü taraflarına, televizyon programlarından, dizilere kadar uzanan bir paylaşım süreci oldu. Aslında bu süreç yani şarkının tam anlamıyla fark edilmesi 6 ay sonra oldu. Bu sürece benim müzik çalan birçok yerde, lunaparklar dâhil elimde şarkıyla dolaşıp şarkımı çalar mısınız diye rica etmem dâhildir.

Erenköy de rahatça hayat devam ederken, insanlar tarafından tanınmaya başlanınca değişen bir şey oldu mu? 🙂 

   Sizi seven insanlarla birebir temas kurmak çok güzel bir duygu. Genelde resim çekilmek için yanınıza geldiklerinde yaptığımız kısa sohbetler sonrasında sosyal medya hesaplarımdan da devam ediyor. Yeni birçok arkadaşım oldu. Ama genel olarak değişen çok bir şey yok aslında, hatta bütün gün İstanbul kazan ben kepçe işimle alakalı çok fazla koşturuyorum.

Beni her an İstanbul’un herhangi bir semtinde görebilirsiniz.

İnsanlar senin yaşına inanmıyorlar, seninle ilgili en çok gelen soru

“gerçekten kaç yaşında?”

Onlar bugün inanamıyor,

Ben 8 sene önce inanamamıştım 🙂 belki de 9… 

   Ben de inanmıyorum 🙂

Bence onlara 28 yaşında olduğunu itiraf etmelisin 🙂

   Evet yaşımla ilgili böyle bir durum var 🙂

Tamam, yaşını söylemedin o zaman kızlara bu formu nasıl koruduğunu anlatman gerekiyor 🙂

   Beni mutsuz edecek strese sokacak şeylerden uzak duruyorum. Kendimi her ortamda ve koşulda mutlu edecek bir şeyler bulmaya çalışıyorum. Her ne pahasına olursa olsun bu birinci koşulum. Olaylara pozitif yanından bakmak, problemleri büyütmeden çözüp yola devam etmek, her koşulda gülecek bir şeyler bulmaya içimdeki çocuğu yaşatmaya gayret ediyorum. Fiziki koşullara gelirsek, az ve öz besleniyorum. Doyacak kadar yiyorum, abur cubur yemiyorum sadece bazı günler kendime sürprizler yapıyorum. Her gün yarım saat de olsa egzersiz yapmaya dikkat ediyorum.

“Miras” güzel bir şarkı olmuş…

Peki bu güzel şarkı nasıl ortaya çıktı ?

Dedemin dedesinden kalma sözü sürekli kafamda dolaşıyordu. Bu sözden yola çıkarak şarkıyı oluşturmaya başladım. İçime sinene kadar çok uğraştım çok değiştirdim. Düzenlemesi de Erdem Kınay’a ait, çok eğlenceli bir şarkı oldu.

Söz-Müzik sana ait olduğundan merak ettim

“Kalbini söker misin icabında?” 

   Sökerim, üzüldüğüm ve mutsuz olduğum bir durum varsa kalbim kırılmışsa, artık orada duramam yola devam ederim. Gerekirse kalbimi de sökerim. Her zaman için kendime ve önümde yasayacağım yeni günlere inancım sonsuzdur.

Daha sırada neler var? 

   Şarkı yapmaya devam ediyorum, sırayla yayınlamaya devam edeceğiz. Bir de sırada İngilizce şarkılar var, sözlerini benim yazdığım 4 ayrı prodüktörle hazırladığımız şarkılar bu kış sanırım gün yüzüne çıkmış olacak.

Mesela dijital medyayı daha etkili kullanarak, farklı işler veya projeler düşünüyor musun? Eskiden röportajlarda konukların çok güzel hayalleri olurdu, şimdi röportajdan ziyade sohbette bile hepsinin dijital hayali var…

Senin “aykırı eşsiz tabiatında” var mı böyle bir hayal? 

Farklı bir projem yok aslında ki ben sosyal medyayı normal düzeyde bile kullanmıyorum. Sürekli oradan bir şeyler paylaşmak ne yaptığımı ettiğimi göstermek benim ruhuma fazla ve gereksiz geliyor. Âmâ bazı aksamlar canlı yayında stüdyoda mini konserler yapmayı planlıyoruz.

Kendine sormak istediğin bir soru var mı?

   Kendime sormak istediğim soru şu an için yok çünkü kendime sormadığım soru kalmadı diyebilirim. Ben kendimle çok konuşurum, iyi ya da kötü kendime her soruyu sorarım. İnsanın önce kendisiyle yüzleşmesi, kendini iyi tanıması lazım. Kendisinden kaçmaması lazım iyisiyle kötüsüyle kabul etmesi lazım.

Su aralar birbirimizle ilgilenmekten birbirimizi gözetlemekten arda kalan zamanlarda kendimizle ilgilensek her şey daha güzel olacak sanki…

Teşekkürler Beyza Durmaz 🙂

Şu İngilizce albümü heyecan ile bekliyoruz ve en kısa süre de onun için de detayları anlatmak üzere.

Bu seferlik bu kadar.

You may like