Röportaj

Ege ÇUBUKÇU Röportajı

Ege Çubukçu; mazimiz 10 yıla vuran, daima kalitesini takdir ettiğim bir müzik insanıdır. Geçmiş rap müziğinin ilklerinden olan, o dönemlerde yapılanların aksine yapılmamış olanları deneyen ve rap yaptığı halde, bu farklılığı anlayamayanlarca “Popçu” bile ilan edilmiştir.
Ege’yi çıktığı bu yolculukta daima severek dinledim, kendi gözümden anlatmaya çalışırken, kendi duygularını da anlatması için röportajlar yaptık. Bundan sonrada bu devam edecek ve her yeni işinde kapısını mutlaka çalacağım… Eğer sizde gelirseniz, o kapıyı birlikte çalarız ve Ege’nin duygularına, mutfağına misafir oluruz… Şimdilik DERYA’ ya misafiriz, yarını bekliyoruz…
En iyisi seninle olsun Ege Çubukçu,
En kısa zamanda yeniden SÖZ’leşmek üzere…

Çok eskisin bu sektörde ve ilk zamanlarından bu yana hem takipçin, hem dinleyicin, hem abonenim 🙂 Eskiden çok estirirdi Ege Çubukçu, o zamanlar bu işi yapan çok nadir isimler vardı. Şimdi senin yazdığın sözlerin her kelimesine bir rap- hiphop yapan insan düşüyor.

   Senin yolculuğun nasıl başladı? O zaman mı daha zordu fark edilmek, şimdi mi?

  Her dönem kendine has zorluklar barındırıyor. Eskiden geleneksel medyada kendinize yer bulmak zordu çünkü belirli bir zümre tarafından kabul görmek gerekiyordu. Şimdi kimsenin olurunu almadan şarkılarınızı yayınlayabiliyorsunuz ama global olarak dakikada 750binden fazla şarkının stream edildiği bir pazarda yer bulmanız gerekiyor. Benim yolculuğum sokakta başladı. İlk albümümü çıkarmadan 300 den fazla konser verdim. Yaptığım anlaşmalarla şehir şehir gezip kendimi tanıtma fırsatı buldum. Belki de binlerce insan albümüm çıktığında “bu şehir meydanında gördüğümüz çocuk” diyerek tanıdı ve sahip çıktı bana.

   Bununla birlikte, bu yaptığımız 3.röportajımız (10 yılda) bu sebeple bu röportajın adını #10yearschallenge koyduk 🙂 fakat önceki röportajlarda sormayı unuttuğum ve şahsi olarak çok merak ettiğim bir soru var.

“Asla” şarkısı bir biografi mi? Özeleştiri mi? Dökülme mi? Travma mı? Nedir?

Bu şarkının hikayesini çok merak ediyorum.

  Esasen E şıkkı yani hepsi ☺ Şarkılarımda fantastik hikayelere yer vermektense kendi hayatımdan kesitler sunmayı tercih ediyorum. Asla, 22 yaşındaki bir gencin çocukluk dönemlerine dair travmalarını barındıran, otobiyografi şarkısı. Tabii çuvaldızı kendine batıran yönleri var.  Sadece Asla için değil bütün şarkılarım için geçerli; dökülmesem yazamazdım.

   Biraz gündeme dönelim, rap müzik eskiden radyolarda çalınmaz, televizyonlarda yer bulmazdı. Sert söylemlerden korkuyorlardı ya da o dönemki kitleye hitap etmiyordu. Şimdi iş popüleritenin, festivallerin, dizilerin vazgeçilmezi oldu. Popülerite arttıkça yeni hedefler bulundu vs.

Örneğin Ezhel’ in sürekli şarkılarından mahkemelik olması vb. saldırılar, diğer taraftan da yükselen bir müzik türü…

Sen bu durumları nasıl değerlendiriyorsun? Son dönem yükselişin neresindesin?

   Sorduğun soru ekseninde kronolojik yürüyelim; önce sert söylemler azaldı, şarkılar radyolarda çalınabilecek bir tona çekildi. O dönemki kitleye hitap etmese de ilerleyen dönemde o kitlenin çocukları, kardeşleri büyüdü ve ‘o kitle’ dediğimiz topluluk sevdikleri, öncelik verdikleri şeyleri satın almaya başladılar. ‘Bir gün herkes rap dinleyecek’ derken kimse, bir gün herkes rap dinlese nasıl bir form alır düşünmedi. Rap, Türkiye’de sırasıyla Cartel, Eminem, Nefret ve benim de içinde olduğum 2000ler dönemi ile zaten yükselişteydi. Sadece kendine medyada yer bulmakta zorluk çekiyordu. Bu da ikinci sorunun cevabını içeriyor. Yeni dijital müzik pazarı bu yükselişin sürdürülebilir olmasını sağladı. Ardından Ezhel’in yenilikçi yaklaşımıyla ve dizi, film müziklerinin katkılarıyla kendisi için biçilen sınırları aştı. Sanatın hiç bir dalını sansürlenmeye müsait bulmuyorum. Zaten sansürlenen müzikler genelde popüler oluyor. Buna ‘Yaz Geldi’ dahil sürüyle örnek verebilirim. Rap artık popüler kültürün bir ürünü. Popüler kültür de çiğneyip atmayı seven bir canavar. Rap müziğin belirli bir andan sonra bu kültüre alet olmayacağını umut ediyorum. Ben, rap müziğin her döneminde kendi çizgisiyle yerini koruyan, yeni ifade biçimleri arayan ve dinleyicinin kulağında şehvetle yer alan bir müzisyen olarak ‘yola devam’ diyen taraftayım.

   Şimdi şu “Derya” albümüne dönelim. Bir başka röportajında “Kendimi ifade ettim” diyorsun. Edebildin mi? 10 küsur yılın ifade biçimi diyebilir miyiz?

   Kendimi ifade edemediğimi düşünseydim Derya ortaya çıkmazdı. Öncesinde onlarca şarkı kaydedip aradığımı bulamadığım için uzun süre dinleyicilerimle bir paylaşımım olmadı. Sadece yılda en az 1-2 şarkı sözümü tuttum. Parti İstanbul, Yolumuz Aynı, Kanatlanıp Uçacaksın,  Nasıl Geçtiğini Anlamadan, Bir Oluruz, Bana Ne, Adı Yok gibi şarkılar ile pozisyonumu korudum. Gerçekten hikayemi bulduğumda ve ifade ettiğim biçime inandığımda ise Derya ile 3. Stüdyo albümümü çıkardım.

   Biraz bu albümün hikayesini anlatır mısın?

   Bahsi geçen ‘kalabalıktaki yalnız’lardan biriydim. Yaşamı sorgularken aradığım cevapları bulamazken, sürekli ihtiyacım olmayan şeyler tarafından uyarılıyorken metropol yaşamından uzaklaştım. Köklerime, çocukluğumun ve müziğe olan ilgimin başladığı topraklara geri döndüm. Çemberimi daralttım, bildiklerimi unuttum ve yeni hayallere daldım. Bu süreçte kendimle yüzleşme fırsatı buldum. Çevremde ve toplumumuzda yaşananlar ile kalıpların dışında diyaloglar geliştirdim. Deneyimlerimi kattım. Bir zamanlar benim de aynı hisleri yaşadığım dönemin yalnızlarına ‘yalnız değilsin’ mesajı vermek için geri döndüm.

Senin dinleyicilerin bir çok şeyi merak ediyor. “Derya” kim ya da “Neden bir albüm adı Derya” diye soruyorlar.

Derya benim ön adım. Yıllarca Ege Çubukçu olarak dinlediğiniz bir karakter var önünüzde. Size ne anlatırsa anlatsın ilk başta o karakter ile ilgili bir fikriniz, ön görüleriniz var. Ama Derya albümü bildiklerinizi yeniden sorgulatacak bir çalışma. Bildiğiniz, tanıdık bir sesin, hiç bilmediğiniz yönlerini ve düşüncelerini dinlediğiniz, yeni bir karakter ile tanışma albümü.

   Bu albümde çok özel bir gönderme var mı ? (Dinleyici soruları)

   Bu albümün ana fikri hayattan aldığım dersler. Tabii ki çok özel gönderme(ler) var. Hatta albümün tamamı göndermeler, metaforlar ve sub mesajlar içeriyor. Duyana değil dinleyene ve özellikle anlamaya gayret gösterenlere sürpriz yumurtalar var ☺

   Daha yeni neler var? Biz dinleyicileri neler bekliyor?

   Albüm döneminde kendimi iki yıldır sahnelere, sosyal medya ve kültürüne kapalı tuttum. Şimdi Derya’nın hikayesini nefesim yettiğince her yerde anlatmak istiyorum. Bunun yanı sıra yeni nesil rap çevresinde sevdiğim sesler ile yeni çalışmalar planlıyoruz. Bir de bu röportajı yazmadan bir gün önce yeni bir şarkı için kayda girdim.  2019 için sözüm ‘yola devam’ bu nedenle fırsatım olduğu her vakti sahnede ve stüdyoda geçirmek istiyorum.

        DÜRÜSTÇE
    SÖYLÜYORUM

   Instagram da fake bir hesabın var mı? ☺

   Var. Kişisel ilgilerimi besleyen bir alter hesap.

   “DM’den yürümek” çok popüler artık. Hangimiz yapmadık çılgınlar gibi!

Sende durumlar nedir? 🙂

   Bir kaç DM attın sandın oldu bitti iş

Sabrım taştı, keyfim kaçtı, şarjım bitti bil

#rüzgar


  
Eskiden sana zengin rapçi diyorlardı. Klipler vs. o dönem parası yetmiyordu rakiplerinin 🙂 Çok mu paran var hakikaten yahu 🙂

   O zaman da anlaşılmayan bir konseptti hustle mantığı. Kendini ve yaptığın işi kitlelere inandırmak. O dönem için yapılması gereken klipler, kayıtlar ne ise onların yapılması için kimsenin harcamadığı mesailer harcandı.  Doğru fikirlere enerji harcandı. Para… diyelim ki bütün bu mesainin ve çabanın karşılığı olarak geldi. Hiç bir zenginlik sizin adınız ve sanatınız için harcanan enerjiyi karşılayamaz.

KONSEPT SORULAR


   Hedeflediğin yerde misin?

   Hayır. Umarım hedeflediğim yerde değilimdir. Hedeflerini o kadar ulaşılmaz yerlere koy ki onları gerçekleştirmek için gereken çaba ve bunun için gereken enerjiyi hiç bir zaman kaybetme. Hedeflerini gerçekleştiren insan kendi egosunun içinde boğulur. Ancak bu şekilde mütevazi kalabilirsin.

    “Kendimde şu soru-
nun cevabını asla bulamıyorum” dediğin bir çıkmaz var mı?

   Dünyaya gelmek benim kararım olsaydı cevabım ne olurdu?

   Seni sevenlere sormak istediğin ve cevabını istediğin bir soru var mı?

   Hayır. Beni seven insanlardan başka daha ne isteyebilirim. Sadece teşekkür edebilirim.

 

You may like