Manşet

Ver elini ‘Uzay’

Teknoloji gelişiyor ve insanoğlu uzay yolculuğuna hiç olmadığı kadar yaklaşıyor. Bir gün uzaya gidersek kıyafetimiz nasıl olacak? Acaba uzayda koku var mı? Peki uzayda zaman nasıl ilerliyor? BB Life Dergisi olarak sizler için araştırdık.

Ailenizle ya da sevdiklerinizle birlikte, başınızı alıp Mars’a yada Ay’a bir yolculuk yapma hayali kuruyor musunuz? Gelişen teknoloji ve özel şirketlerin bu yönde yaptığı çalışmalar ile uzay yolculuğu hayal olmaktan çıkabilir. Peki uzay’da ne yer ne içeriz?

Uzay çağı tüm hızıyla hayatımızı değiştirmeye devam ederken, özel firmaların gerçekleştirmek için çabaladığı ve ciddi mesafelerin katedildiği uzay yolculuğu sizleri de heyecanlandırıyor mu? Gelecekte bir gün uzay seyahati yapacak olabilme ihtimali, Dünyamızı uzaydan görebilme ihtimalimiz ve o sonsuz boşluktan insanlığa bakabilme ihtimali artık çokta uzak değil. Peki uzay yolculuğu sırasında giyilecek kıyafetler, uzayın kokusu, uzayda zaman gibi kavramlar hakkında bilginiz var mı?

Kıyafetlerin tanesi 12 milyon dolar

Yüzünüzde bir şaşkınlık ifadesi oluşmuş olabilir ama başlıkta bir hata yok 🙂 Uzay yolculuğunda en önemli unsur tabi ki kıyafetler. Astronotların giymiş olduğu elbiseler aşırı sıcağa ve soğuğa karşı dayanıklı yapıdadır. Özellikle de sıcağa karşı duyarlılıkları daha fazladır. Bu nedenle de uzay insanları iki farklı giysi giyerler. İlk giyilen elbise de, ince tüpler yer alırken, bu tüplerin içerisinde serin su bulunur. Tüplerin içerisindeki serin su, astronotları sıcaktan korumak amaçlıdır. Sırt çantasında bulunan bir cihaz, tüp içinde bulunan sıvıların ısılarını sabit bir ısıda tutma görevini gerçekleştirirler. Kat kat yapıda olan kıyafetlerin iç kısmı şişirilmiştir. Bunun nedeni ise basıncın normalde kalmasını sağlamaktır. Şişirilmiş bölümün üzerinde 15 kat daha bulunmaktadır. Katlar, plastik ve alüminyum tabakalardan yapılmıştır. Bu katların görevi ise, astronotları radyasyondan ve küçük yapıdaki gök cisimlerinden korumaktır. Giysinin en dışında çelik bir çember vardır. Elbisenin 2. bölümünü ise başlık oluşturmaktadır. Başlığın ön tarafı kırılmaz camdan yapılmadır ve camın üstünde bir kask daha bulunur. Astronotların giydiği elbiselerin ikinci bölümünü ise ayakkabılar oluşturmaktadır. Bu ayakkabılar daha çok çarığa benzer ve ısı geçirmez özelliğe sahiptir.

Uzayın kokusu

Sonsuz boşluktan oluşan uzaya gittiğinizde, sizi nasıl bir koku bekliyor olabilir. Ya da uzayda koku var mıdır? NASA, uzaya giden astronotların verdiği bilgiler çerçevesinde kimyagerler yardımı ile bu kokuyu Dünya’da da oluşturmayı başardı.Uzaya giden ve oralarda araştırmalar yapan astronotlar, uzayın dağlanmış biftek, sıcak metal ve kaynak dumanları gibi koktuğu- nu söylemektedir. Bu kokuların ise moleküllerin yüksek enerjili titreşimlerinden kaynaklandığı söyleniyor. NASA’nın kimyagerleri tarafından gerçeğine yakın oluşturulan yanık biftek ve sıcak metal kokusunu uzaya gidecek yeni astronotların eğitilmesinde kullanmak istediği biliniyor.

Uzay zaman

Uzay ve zaman kavramı insanoğlunun hala daha kesin bir sonuca ulaşamadığı bir konudur. Zamanın evrenin her yerinde aynı olmayışı fikri fiziğin en kafa karıştırıcı ve çözülemeyen konularından birisidir. Bir cisim uzayda ne kadar hızlı hareket ederse, zaman da o cisim için kısalmaya başlar. Cisim ışık hızına yaklaştıkça zamanı iyice yavaşlatır ve ışık hızına ulaşıldığı noktada zamanda bükülme gerçekleşir. Teorik olarak ve gerekli hesaplamalar yapıldığında, uzayın her noktasında aynı zaman algısına sahip olmadığımız anlaşılabilir. Fakat bu meseleyi insanoğlu olarak pratikte kanıtlamamız pek de mümkün gözükmüyor. Çünkü az önce söylediğimiz gibi bunu yaşayabilmemiz için ışık hızına ulaşmamız gerekir, fakat günümüz teknolojisi henüz ışık hızına ulaşabilmemizi mümkün kılmıyor. Albert Einstein ‘Özel Görelilik Kuramında’ ortaya koyduğu teoriye göre; “Işık hızının %90’ı ile yol alan cisim, durgun kütlesinin 2 katına ulaşır. Cisim asla ışık hızına ulaşamaz, çünkü ulaştığında kütlesinin de sonsuz olması gerekir.” Hesaplamalar her ne kadar zamanın göreceli olduğunu kanıtlasa da bunu deneyimleyebilmemiz henüz olası değildir. Bu durum da görelilik algısıyla ilgili kafamızda oluşan soru işaretlerini kaçınılmaz kılmaktadır. 26 yıl süren bir dizi araştırmanın sonucunda geçtiğimiz yıl kanıtlanan Einstein’in ‘genel görelilik kuramına’ göre uzayda yoğun kütleli cisimlerin olduğu yerlerde zamanın daha yavaş aktığı ortaya çıktı. Örnek vermek gerekirse, Dünya gibi büyük kütleli bir cismin yanında zaman yavaş akarken, Dünya’ya uzak bir cisim için zaman daha hızlı akmaktadır. Yani uzayda bir arkadaşınız ile buluşmak isterseniz ona kordinatlarınızın yanında hangi zaman diliminde olduğunuzu da söylemeniz gerekmektedir. 🙂

Gündoğumu ve günbatımı

Dünya üzerinde 1 gün Dünya’nın kendi etrafında yaptığı tam tur ile tanımlanır. Peki ya uzayda güneşin doğuşu ve batışı nasıl oluyor. Dünya’nın üzerinde saatte 27 bin kilometre hızla hareket eden Uluslararası Uzay İstasyonu Dünya üzerindeki bir tam dönüşünü 90 daki- kada tamamlıyor. Yani astronotlara göre güneş her 90 dakikada bir yeniden doğuyor. Böylece astronotlar 1 günde 16 kez gün doğumunu ve batımını izleme imkanı buluyor.

Uzayda insanlar ne yiyor

Astronotlar, uzayda genellikle besin değeri yüksek dondurulmuş kuru gıdalar tüketiyor. NASA’nın yaptığı açık- lamalarda özel aşçıların uzaya gidecek astronotlar için besin değeri yük- sek katı besinler hazırladıklarını belirtiyor. Astronotlara doğum günleri gibi özel günlerdeyse daha farklı bir menü sunuluyor. Sunulan özel yiyeceklerle astronotların evlerindeymiş gibi hissetmeleri amaçlanırken, hastalanmamaları için yiyeceklerde bakteri olmaması, içinde sıvı bulunmaması en önemli kurallar arasında.

 

You may like